Mentorluk
Mentorluk kıdemli ve deneyimli bir bireyle (mentor), daha genç ve deneyimsiz bir birey (danışan) arasındaki yoğun ve uzun süreli ilişkidir. Bu ilişkide mentor danışanına kariyeri ve davranışları konusunda rehberlik eder. Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğüne göre mentor herhangi bir iş yerinde farklı görevlerde çalışarak deneyim kazanmış olan, danışan kişinin hedefine ulaşmasını sağlayacak yolu bulmasına yardımcı kimsedir (www.sozluk.gov.tr). Mentorlukla ilgili çalışmalarda mentorun iki tür fonksiyonu olduğu belirlenmiştir. Bunlar kariyerle ilgili fonksiyonlar ve psikososyal destektir. Kariyerle ilgili fonksiyonlar arasında destek olma, kendini ifade etme ve görünür kılma becerisi kazandırma, bilgilendirme, becerilerini geliştirecek görevler verme ve koruma yer almaktadır. Bunlar danışanın kariyer gelişimine hazırlanması açısından önemlidir. Psikososyal destekle ilgili fonksiyonlar arasında ise rol modeli oluşturma, danışanın örgüt içinde kabulünü ve benimsenmesini sağlama, danışmanlık ve arkadaşlık yer almaktadır. Bu fonksiyonlar çalışanların örgüte uyum sağlaması ve yeterlik duygusu kazanması açısından önemlidir.
Mentorluk ilişkisinde genel olarak dört temel aşama bulunmaktadır: giriş, yetiştirme, ayrılma ve yeniden tanımlamadır. Giriş aşamasında mentor ve danışan birbirlerinin tarzlarını ve çalışma alışkanlıklarını öğrenmeye çalışır. Bu dönemde her iki tarafın ilişkinin gelişimiyle ilgili sınırsız hayalleri vardır. Eğer ilişki olgunlaşırsa yetiştirme aşamasına geçilir. Bu dönemde kariyerle ilgili fonksiyonlar ve psikososyal destek en üst düzeydedir ve hem mentor hem de danışan ilişkiden bir şeyler öğrenir. Danışan mentorundan değerli bilgiler edinirken, mentor da yetiştirdiği kişinin sadakatini ve desteğini kazanır. Aynı zamanda mentor bilgilerini genç nesle aktarmanın mutluluğunu yaşar. Ayrılma aşamasında ilişki genelde fiziksel mesafelerin araya girmesi sebebiyle sona erer. Mentorun yerine getirdiği fonksiyonlar azaldığında ve danışan daha bağımsız hareket ettiğinde gerçekleşen psikolojik ayrılma da gözlenebilir. Yeniden tanımlama aşamasında ise mentor ve danışanı arasındaki ilişki daha çok bir arkadaşlık ilişkisine dönüşür.
Oluşumlarına göre mentorluk ilişkisi ikiye ayrılmaktadır: biçimsel olmayan (informel) ve biçimsel (formel) mentorluk. Biçimsel olmayan mentorluklar yönetilmez, yapısal değildir ve örgüt tarafından biçimsel olarak tanınmaz. Bunlar örgütün müdahalesi olmadan, bireyler arasında kendiliğinden oluşan ilişkilerdir. Buna karşılık biçimsel mentorluklar örgüt tarafından yönetilir, tanınır ve genellikle mentor-danışan ikilisi örgütteki yetkili kişi-organ tarafından belirlenir.
Mentorlukla ilgili çalışmalarda genelde mentorluğun danışana ve örgüte kazandırdığı olumlu sonuçlar incelenmektedir. Oysa mentorluk ilişkisinde bazı sorunların çıkabileceği ve bunların taraflar açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği gerçeği genelde göz ardı edilmiştir. Mentorluk samimi ve kişisel bir ilişki olduğundan, olumsuz etkileşimlerin sonuçları mentor, danışan ve örgüt için zararlı olacaktır. İşlevsel olmayan (olumsuz) mentorluğun ne olduğunun anlaşılması için üç noktaya dikkat edilmesi gerekir. Birincisi, eğer mentorluk ilişkisi danışanın veya mentorun temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaksa, işlevsel olmadığı söylenebilir. İkincisi, taraflardan biri veya her ikisi ilişkinin uzun dönemli maliyetlerinin uzun dönemli faydalarından daha fazla olduğunu düşünüyorsa, bu ilişkinin işlevsel olmadığı söylenebilir. Elbette ki her ilişkide tarafların beklentilerinin karşılanmadığını düşündüğü ve memnuniyetsizlik duyduğu zamanlar olacaktır; ancak olumsuz mentorluğun kavramlaştırılması açısından önemli olan kısa dönemli bu görüşler yerine, uzun dönemli görüşlerdir. Son olarak, eğer taraflardan biri veya her ikisi karşı tarafın çalışmalarına veya kariyer başarılarına zarar verme yönünde davranışlar sergiliyorsa, bu ilişki işlevsel olmaktan uzaktır.
Doç. Dr. Canan Nur KARABEY

